PMI Düşerken Borsa Neden Yükselebilir? Ekonomik Veriler ile Piyasa Fiyatlaması Arasındaki Zaman Farkı

 

PMI'nın 50'nin altına düşmesi ekonomik faaliyetin zayıfladığına işaret edebilir. Ancak bu, borsanın da aynı anda düşmesi gerektiği anlamına gelmez. Çünkü PMI şirketlerin mevcut veya çok yakın geçmişteki faaliyet koşullarındaki değişimi ölçerken hisse fiyatları gelecek aylardaki kârları, faizleri ve ekonomik toparlanma ihtimalini fiyatlamaya çalışır.

Bu yüzden PMI nedir sorusunun cevabını bilmek başlangıçtır; yatırımcı açısından asıl mesele PMI'nın seviyesini, yönünü ve değişim hızını birbirinden ayırabilmektir.

Örneğin 55'ten 52'ye düşen PMI ile 45'ten 48'e yükselen PMI farklı ekonomik hikâyeler anlatır. İlkinde faaliyet hâlâ genişlemektedir fakat ivme kaybetmektedir. İkincisinde faaliyet hâlâ daralmaktadır ancak kötüleşmenin şiddeti azalmaktadır.

Borsa da tam olarak bu değişen hikâyeyi fiyatlayabilir.

PMI Nedir?

PMI nedir? PMI, İngilizce Purchasing Managers' Index ifadesinin kısaltmasıdır ve Türkçede Satın Alma Yöneticileri Endeksi olarak kullanılır. İşletmelerde üretim, yeni siparişler, istihdam, stoklar, tedarik koşulları ve fiyatlar gibi değişkenlerin önceki aya göre nasıl değiştiğini anket yoluyla ölçen aylık ekonomik göstergeler ailesidir.

S&P Global'e göre PMI anketlerinde işletmelerin kıdemli satın alma yöneticileri veya benzer yöneticileri, belirli faaliyet göstergelerinin önceki aya kıyasla arttığını, azaldığını veya değişmediğini bildirir. 

S&P Global'in ulusal anket panelleri genellikle yaklaşık 400 şirketten oluşturuluyor ve şirketler izlenen sektörün gerçek ekonomik yapısını temsil edecek biçimde seçiliyor. 

PMI'nın yatırımcı açısından önemli avantajlarından biri hızıdır. GSYH gibi kapsamlı ekonomik istatistikler çeyreklik olarak açıklanırken ve geçmiş birkaç ayın ekonomik aktivitesini gösterirken PMI her ay yayımlanır. 

Üstelik anket doğrudan işletmelerin sipariş, üretim ve istihdam koşullarındaki değişimi sorar. Bu nedenle PMI verisi, ekonomideki yön değişikliklerini erken değerlendirmek için kullanılabilir.

Fakat hızlı olması kusursuz olduğu anlamına gelmez. PMI bir şirket kâr tahmini, GSYH büyüme oranı veya borsa yön göstergesi değildir. Ekonomik hikâyenin bir bölümünü ölçer.

PMI Nasıl Hesaplanır?

PMI bir diffusion index, yani yayılım endeksi mantığıyla hesaplanır. S&P Global metodolojisine göre temel formül şöyledir:

Endeks = İyileşme bildirenlerin yüzdesi + 0,5 × Değişim olmadığını bildirenlerin yüzdesi

Kötüleşme bildiren yanıtların ağırlığı sıfırdır. Varsayımsal olarak 100 şirketin ankete katıldığını düşünelim: 40 şirket faaliyet koşullarının iyileştiğini, 30 şirket değişmediğini, 30 şirket ise kötüleştiğini bildirsin. Hesap 40 + (0,5 × 30) = 55 olur.

Buradaki kritik ayrıntı şudur:PMI 55 çıktı diye ekonomi veya sanayi üretimi %55 büyümüş değildir. 55 seviyesi ankette iyileşme bildiren şirketlerin ağırlığının kötüleşme bildirenlerden daha güçlü olduğunu gösterir. Aynı şekilde PMI'nın 45 olması üretimin %45 küçüldüğü anlamına gelmez.

S&P Global'e göre diffusion index 0 ile 100 arasında hareket eder; 50 seviyesi önceki aya göre genel olarak değişim olmadığını, 50 üzeri iyileşmeyi, 50 altı ise kötüleşmeyi ifade eder. Endeksin 50'den ne kadar uzak olduğu değişimin hızına ilişkin ek bilgi sağlar. 

İmalat PMI Hangi Verilerden Oluşur?

PMI imalat endeksi nedir sorusunun cevabında headline endeksin nasıl üretildiğini bilmek önemlidir. Çünkü manşet PMI tek bir sorudan oluşmaz.

S&P Global'in Manufacturing PMI metodolojisinde beş alt diffusion endeksi belirli ağırlıklarla birleştirilir:

Bileşen

Ağırlık

Yeni siparişler

%30

Üretim

%25

İstihdam

%20

Tedarikçilerin teslimat süreleri

%15

Satın alınan girdi stokları

%10

Tedarikçilerin teslimat süreleri bileşeni hesaplamada ters çevrilir. Bunun nedeni normal ekonomik koşullarda yoğun talep dönemlerinin tedarik sürelerini uzatabilmesidir. 

S&P Global'e göre yeni siparişler ise diğer göstergelerden daha erken hareket etme eğilimi nedeniyle en yüksek ağırlığı taşır.  Bu yapı yatırımcı açısından önemli bir sonuç doğurur. Manşet PMI 49 olabilir fakat bütün alt göstergeler aynı hikâyeyi anlatmak zorunda değildir.

Üretim 45'e inerken yeni siparişler 52'ye çıkmış olabilir. Bu durumda şirketler mevcut ayda daha az üretim yapıyor olsa da önlerindeki sipariş havuzu toparlanmaya başlamış olabilir. Ya da tam tersi gerçekleşebilir: üretim hâlâ yüksekken yeni siparişler hızla düşebilir.

Bu nedenle manşet PMI mevcut tabloyu özetler; alt endeksler ise o tablonun içindeki gerilimleri gösterir.

PMI'da 50 Ne Anlama Gelir?

PMI metodolojisindeki 50 seviyesi, önceki aya göre değişim olmadığı teorik eşiktir.

Genel yorum şu şekildedir:

  • PMI > 50: Faaliyet koşullarında önceki aya göre genel iyileşme.
  • PMI = 50: Genel olarak değişim yok.
  • PMI < 50: Faaliyet koşullarında önceki aya göre genel kötüleşme.

S&P Global de 50'nin bu şekilde “no change” noktası olduğunu belirtiyor. 50'den uzaklaştıkça ankette bildirilen değişimin hızı da artma eğilimindedir. 

Ancak yatırımcıların yaptığı yaygın hata 50'yi doğrudan ekonomik büyümenin sıfır noktası gibi yorumlamaktır. PMI 49 olduğunda reel GSYH'nin mutlaka küçüldüğünü söyleyemeyiz.

Üstelik imalat PMI ekonominin yalnızca imalat kısmına odaklanır. Hizmetlerin ekonomide büyük ağırlığa sahip olduğu ülkelerde imalat zayıflarken toplam ekonomik faaliyet büyüyebilir. Bu nedenle 50 eşiğini önce anketin kendi rejim sınırı olarak görmek gerekir.

PMI Seviyesi ile PMI Yönü Arasındaki Fark

PMI analizinde en yararlı ayrımlardan biri seviye ile yönü birbirinden ayırmaktır. Dört örnek düşünelim:

PMI Hareketi

Temel Yorum

55 → 58

Genişleme sürüyor ve hızlanıyor

55 → 52

Genişleme sürüyor fakat yavaşlıyor

45 → 42

Daralma sürüyor ve derinleşiyor

45 → 48

Daralma sürüyor fakat hafifliyor

İlk bakışta 52, 48'den daha iyi bir PMI seviyesidir. Fakat yatırım piyasası açısından hikâye her zaman bu kadar basit değildir.

  • 55 → 52 hareketinde ekonomi hâlâ genişleme bölgesindedir fakat işletmelerin faaliyetlerindeki artış hızı zayıflamaktadır.
  • 45 → 48 hareketinde faaliyet hâlâ daralmaktadır fakat daralmanın şiddeti azalmaktadır.

S&P Global de örneğin 55'ten 52,5'e gerileyen bir PMI'nın faaliyetlerin hâlâ arttığını ancak artış hızının yavaşladığını ifade ettiğini açıklıyor. 

Borsa gelecekteki değişime odaklandığı için bazı dönemlerde 45'ten 48'e yükselen bir veri, 55'ten 52'ye düşen veriden daha olumlu algılanabilir.

Burada piyasa adeta ekonomik hareketin “ikinci katmanını” izlemektedir:

  1. Ekonomi kötü mü? 
  2. Daha mı kötü oluyor, yoksa kötüleşme hız kesiyor mu? 

Dönüş noktalarında ikinci soru daha önemli hale gelebilir.

PMI Düşerken Borsa Neden Yükselebilir?

PMI ile hisse fiyatlarının aynı yönde hareket etmemesinin tek bir nedeni yoktur. Birkaç mekanizma aynı anda çalışabilir.

Birinci neden zaman ufkudur. PMI yakın dönemde işletmelerin ne yaşadığını ölçerken borsa birkaç çeyrek sonraki kazançları fiyatlamaya çalışır. Bugün üretim koşulları zayıflarken yatırımcılar altı ay sonra daha güçlü ekonomik ortam bekleyebilir.

İkinci neden kötü verinin önceden fiyatlanmış olmasıdır. PMI'nın 52'den 48'e düşeceği haftalardır bekleniyorsa açıklama gününde 48 rakamının kendisi yeni bilgi üretmeyebilir. Piyasa çoktan şirket kâr tahminlerini ve fiyatları aşağı çekmiş olabilir.

Üçüncü neden kötüleşme hızındaki değişimdir. PMI 42'den 46'ya yükseliyorsa hâlâ daralma vardır fakat yeni veri ekonominin artık daha yavaş kötüleştiğini gösterebilir.

Dördüncü neden faiz kanalıdır. Zayıflayan ekonomik aktivite enflasyon baskısını azaltıyorsa piyasa merkez bankasının daha erken veya daha güçlü faiz indirimi yapabileceğini düşünmeye başlayabilir. Daha düşük tahvil faizleri gelecekteki şirket nakit akışlarının bugünkü değerini destekleyebilir.

Ancak “PMI düştü, faiz düşer, borsa yükselir” şeklinde otomatik bir formül de kurulamaz. PMI düşüşü şirket kârlarını çok sert bozuyorsa daha düşük iskonto oranının olumlu etkisi yetersiz kalabilir.

Beşinci neden endeksin ekonomik kapsamıdır. İmalat PMI fabrika ve üretim şirketlerine odaklanır. Borsa endeksinde ise bankalar, telekom, perakende, holdingler, enerji şirketleri ve başka sektörler bulunabilir.

Altıncı neden diğer finansal değişkenlerdir. Kur, likidite, yabancı sermaye hareketleri, kredi koşulları veya yatırımcıların alternatif getiri arayışı kısa ve orta vadede PMI'dan daha güçlü fiyatlama yaratabilir.

Dolayısıyla PMI ile borsa ayrıştığında “piyasa ekonomik gerçeği görmüyor” sonucuna hemen ulaşmak doğru değildir. Önce iki göstergenin gerçekten aynı şeyi ölçüp ölçmediğini sormak gerekir.

PMI ile Borsa Arasındaki Zaman Farkı Nereden Gelir?

Zaman farkının en somut nedeni PMI'nın veri toplama sürecidir. S&P Global'e göre PMI anketleri her ayın ikinci yarısında tamamlanır. Yöneticilere üretim, sipariş, istihdam ve diğer göstergelerin önceki aya göre nasıl değiştiği sorulur. Sonuçlar daha sonra ay sonu veya yeni ayın başında yayımlanır. 

Basitleştirilmiş zaman çizgisi şöyledir:

  • Ay boyunca: Şirketler gerçek sipariş ve üretim koşullarını yaşar.
  • Ayın ikinci yarısı: PMI yanıtları toplanır.
  • Ay sonu / sonraki ay başı: Veri yayımlanır.

Fakat borsa bu sırada durmaz.

Yatırımcılar şirket yönetimlerinin açıklamalarını, emtia fiyatlarını, tahvil getirilerini, kur hareketlerini, kredi verilerini ve başka ekonomik göstergeleri izlemektedir.

Örneğin PMI açıklanmadan iki hafta önce şirketlerin yeni siparişlerde bozulmadan söz etmeye başlaması mümkündür. Bu durumda PMI yayımlandığında veri yeni bir ekonomik hikâye yaratmak yerine piyasanın zaten bildiği hikâyeyi teyit edebilir.

Bu yüzden PMI ekonomik veriler arasında hızlıdır, ancak borsadan daha ileriye dönük olmak zorunda değildir.

PMI Neden Öncü Gösterge Olarak Kabul Edilir?

PMI'nın öncü gösterge olarak değerlendirilmesinin birkaç nedeni vardır.

  • Aylık yayımlanır.
  • Resmî üretim ve GSYH verilerinin önemli bölümünden önce gelir.
  • Şirket yöneticilerinden doğrudan bilgi toplar.
  • Yeni siparişler ve gelecek faaliyet beklentileri gibi ilerleyen aylara ilişkin ipuçları sağlayan değişkenler içerir.

S&P Global, PMI'yı değişen ekonomik ve piyasa eğilimlerinin zamanında izlenmesine yardımcı olan gösterge olarak tanımlıyor. Yeni siparişlerin Manufacturing PMI içindeki %30'luk ağırlığının temel gerekçelerinden biri de bu göstergenin diğer faaliyet göstergelerinden önce hareket etme eğilimidir. 

Ancak “öncü ekonomik gösterge” ile “borsayı önceden bilen gösterge” aynı şey değildir. PMI sanayi üretimi veya GSYH'ye göre erken sinyal verebilir. Hisse piyasası ise ekonomik veriden de önce hareket edebilir.

Yatırımcı açısından bu fark kritik: PMI ekonomiden önce olabilir; borsadan önce olmak zorunda değildir.

PMI'nın Hangi Alt Endeksleri Borsa Yatırımcısı İçin Daha Önemlidir?

Manşet PMI iyi bir başlangıç noktasıdır ancak şirket kârlarına ulaşmak için alt endekslerin okunması gerekir.

  • Yeni siparişler: Gelecekteki üretimin en doğrudan erken sinyallerinden biridir. Siparişler düşüyorsa mevcut üretim güçlü olsa bile birkaç ay sonra faaliyet zayıflayabilir.
  • Yeni ihracat siparişleri: İhracat ağırlıklı sanayi şirketleri için dış talebin yönünü gösterir.
  • Üretim: Şirketlerin mevcut üretim faaliyetindeki değişimi yansıtır.
  • İstihdam: Şirketlerin talebin devam edeceğine ilişkin güveni hakkında bilgi verebilir. Yönetim geleceğe çok karamsarsa personel artışına daha temkinli yaklaşabilir.
  • Girdi fiyatları: Hammadde, enerji ve diğer maliyet baskılarının yönünü anlamaya yardımcı olur.
  • Çıktı fiyatları: Şirketlerin maliyet artışlarını müşterilere ne ölçüde yansıtabildiğine ilişkin ipucu sağlayabilir.
  • Tedarik süreleri: Tedarik zincirindeki darboğaz ve kapasite baskıları hakkında bilgi verir.
  • Stoklar: Talep, üretim ve gelecek sipariş beklentileri arasındaki dengeyi anlamaya yardımcı olabilir.

S&P Global'in PMI veri setleri bu değişkenlerin büyük bölümünü ayrı endeksler olarak takip ediyor.  Örneğin iki farklı ayda headline PMI 48 olabilir. Birinci ayda yeni siparişler 42 ve düşmeye devam ediyor olsun. İkinci ayda yeni siparişler 49'a çıkmış olsun.

Manşet sayı değişmemiştir. Fakat ikinci senaryoda gelecek üretim açısından daha olumlu bir sinyal oluşmaya başlamış olabilir.

Vaka Analizi 1: 2020'de ABD PMI 50'nin Altındayken S&P 500 Neden Yükseldi?

2020 pandemi dönemi, PMI seviyesi ile piyasanın yönünün neden ayrışabileceğini gösteren en net tarihsel örneklerden biridir.

IHS Markit'in, bugünkü adıyla S&P Global'in ABD Manufacturing PMI göstergesi Nisan 2020'de 36,1 seviyesine geriledi. Bu, imalat faaliyetlerinde olağanüstü sert bir daralmaya işaret ediyordu. Mayıs ayında gösterge 39,8'e yükseldi. Hâlâ 50'nin oldukça altındaydı ancak Nisan'a göre kötüleşmenin şiddeti azalmaya başlamıştı. IHS Markit'in Haziran 2020 flash açıklaması da Mayıs Manufacturing PMI değerini 39,8 olarak gösteriyor. 

Aynı dönemde S&P 500 tamamen farklı bir yön izliyordu. FRED verisine göre endeks 23 Mart 2020'de 2.237,40 seviyesinde kapanmıştı. 29 Mayıs'taki kapanış ise 3.044,31 oldu.  Bu, yaklaşık %36,1 yükseliş anlamına geliyor.

Dikkat edilmesi gereken nokta, Mayıs sonunda ABD imalatının “iyi” durumda olmamasıydı. PMI 39,8 ile hâlâ çok güçlü daralma bölgesindeydi. Ancak ekonomik hikâyenin yönü değişmeye başlamıştı.

Nisan ayındaki 36,1'in ardından 39,8'e çıkılması imalat sektöründeki daralmanın hâlâ ağır olmakla birlikte hafiflediğine işaret ediyordu. Aynı dönemde ekonomilerin yeniden açılabileceğine ilişkin beklentiler, büyük para ve maliye politikası destekleri ve gelecekteki toparlanma senaryosu piyasa fiyatlarına girmeye başlamıştı.

Dolayısıyla S&P 500 “PMI 39,8, ekonomi güçlü.” dediği için yükselmiyordu.

Daha doğru okuma şuydu: “Bugünkü ekonomi çok kötü, fakat bundan sonraki ekonomik koşullar bugünkünden daha iyi olabilir.”

2020 vakasının ana dersi PMI'nın düşük olmasının önemsiz olduğu değildir. Asıl ders, düşük seviyenin yanında yön değişiminin de okunması gerektiğidir.

Vaka Analizi 2: 2022'de Türkiye İmalat PMI Zayıfken BIST 100 Neden Güçlüydü?

2022 Türkiye örneği ise farklı bir ders veriyor. Buradaki ayrışmayı yalnızca “borsa geleceği fiyatladı” diyerek açıklamak yetersiz kalır. Çünkü PMI'nın dışında borsayı etkileyen çok güçlü makro ve finansal faktörler vardı.

İstanbul Sanayi Odası'na göre İSO Türkiye İmalat PMI Mayıs 2022'de 49,2 seviyesindeydi. Veri, imalat faaliyet koşullarında üst üste üçüncü ay ılımlı bozulmaya işaret ediyordu. İSO aynı açıklamada üretim ve yeni siparişlerdeki yavaşlamanın sürdüğünü, ancak azalış hızlarında bir miktar hafifleme görüldüğünü belirtiyordu. 

Haziranda PMI 49,2 → 48,1 geriledi. İSO'ya göre faaliyet koşullarındaki ivme kaybı böylece art arda dördüncü aya ulaştı. Fiyat artışları ve zorlu ekonomik koşullar talep üzerinde baskı yaratıyordu. 

Aralık ayında ise PMI yine 48,1 seviyesindeydi. Fakat kasımdaki 45,7'ye göre belirgin yükseliş göstermişti. İSO, yeni siparişlerdeki düşüşün yaklaşık bir yılın en düşük hızına gerilediğini ve yavaşlamanın daha ılımlı hale geldiğini belirtiyordu. 

Yani yılın önemli bölümünde Türkiye imalat PMI 50 sınırının altında kaldı. BIST 100 ise aynı yıl olağanüstü güçlü nominal performans gösterdi. TOBB'un 2022 Ekonomik Raporu'na göre BIST 100, 2021 yılını yaklaşık 1.857,7 seviyesinde kapattıktan sonra 2022 sonunda 5.509,2 seviyesine ulaştı. Yıllık nominal artış %196,6 oldu. 

Bu yükselişin tamamını PMI ile açıklamak mümkün değildir. TOBB da 2022'de yüksek enflasyon ve düşük faiz ortamında yatırımlarının değerini korumaya çalışan yerli yatırımcıların borsaya yönelmesini yıl içindeki performansı destekleyen faktörlerden biri olarak gösteriyor. 

Ayrıca şirketlerin nominal TL cinsinden satış ve kârları yüksek enflasyon ortamında hızla büyüyebiliyordu. Burada özellikle %196,6'nın nominal endeks getirisi olduğunu unutmamak gerekir. Bu rakam doğrudan reel satın alma gücü artışı anlamına gelmez.

2022 vakasının dersi PMI'nın işe yaramadığı değildir. PMI imalat sektöründeki faaliyet koşullarını ölçüyordu. BIST ise bunun yanında enflasyon, faiz ortamı, yatırımcı davranışı, şirket kârları, kur ve alternatif yatırım araçlarının getirisini de fiyatlıyordu.

PMI 50'nin Altında Olduğu Hâlde Borsanın Yükselmesi Çelişki midir?

Hayır. İlk neden, zaman farkıdır. İkinci neden ise kapsam farkıdır. Manufacturing PMI özellikle imalat işletmelerini ölçer.

Bir hisse endeksi ise imalat şirketlerinin yanında bankalar, holdingler, enerji, telekom, perakende, ulaştırma ve başka sektörlerden oluşabilir. Bu nedenle imalat sektörü daralırken borsa endeksinin başka sektörler tarafından taşınması mümkündür.

Ayrıca 50 altı PMI yalnızca bir önceki aya göre faaliyet koşullarının kötüleştiğini gösterir.

PMI'nın 40 → 44 → 47 → 49 şeklinde ilerlemesi hâlâ daralma bölgesidir. Ancak ekonominin her ay bir öncekinden daha az kötüleştiğine ilişkin güçlü bir yön değişimi vardır.

Piyasa bu değişimi ekonomik aktivite yeniden 50'nin üzerine çıkmadan önce fiyatlamaya başlayabilir. Dolayısıyla “PMI 50 altında, borsa yükseliyor, biri yanlış” sonucu gereksiz derecede mekaniktir.

İmalat PMI ile Hizmet PMI Arasındaki Fark Nedir?

Manufacturing PMI imalat sektörüne odaklanır. Headline Manufacturing PMI; yeni siparişler, üretim, istihdam, tedarik süreleri ve satın alınan girdi stoklarının ağırlıklı bileşimidir.

Services PMI ise hizmet şirketlerinin iş aktivitesi, yeni işler, istihdam ve fiyatlar gibi göstergelerini izler. S&P Global'in Services Business Activity Index'i, hizmet şirketlerinin iş aktivitesinin önceki aya göre artıp artmadığını ölçen diffusion index mantığıyla oluşturulur. 

Composite PMI ise imalat ile hizmet göstergelerini daha geniş özel sektör faaliyetini göstermek için birleştirir. S&P Global'e göre ağırlıklar sektörlerin ekonomide yarattığı katma değere göre belirlenir. 

Bu nedenle:

Manufacturing PMI = Services PMI = Composite PMI

gibi düşünülmemelidir.

Özellikle hizmetlerin büyük ekonomik ağırlığa sahip olduğu ülkelerde sadece imalat PMI üzerinden bütün ekonominin yönü hakkında kesin hüküm vermek sorun yaratabilir.

PMI ile GSYH Arasında Nasıl Bir İlişki Var?

PMI ile GSYH ekonomik aktivitenin yönünü anlamak için kullanılabilir ancak aynı gösterge değildir.

PMI anket bazlıdır, aylıktır, diffusion index mantığıyla hesaplanır, şirketlere faaliyetin önceki aya göre nasıl değiştiğini sorar.

GSYH ise ekonomide üretilen nihai mal ve hizmetlerin parasal değerini çok daha geniş veri seti üzerinden ölçer ve genellikle çeyreklik açıklanır.

S&P Global'in Manufacturing PMI bileşen ağırlıkları oluşturulurken ekonomik büyümedeki değişimleri daha iyi takip edebilmek amacıyla özellikle yeni sipariş ve üretim gibi göstergelere daha yüksek ağırlık verilmiştir. Bu, PMI'nın büyüme eğilimini izlemekte kullanılabilmesini sağlar. 

Fakat: PMI 53 = GSYH %3 büyür şeklinde evrensel bir dönüşüm yoktur. PMI-GSYH ilişkisi ülkeye, döneme, ekonomik yapıya ve kullanılan PMI türüne göre farklılaşabilir.

PMI'nın temel avantajı büyümenin kesin oranını bilmekten çok ekonomik ivmenin yönünü daha erken görmek olabilir.

PMI Verisi Açıklandığında Beklenti Neden Önemlidir?

Ekonominin yönü ile piyasa sürprizi iki farklı şeydir.

Varsayımsal olarak piyasa Manufacturing PMI'ın 46 gelmesini bekliyor olsun. Gerçekleşme 48 olsun. PMI hâlâ 50'nin altındadır. Yani faaliyet koşulları genel olarak daralma bölgesindedir. Fakat ekonomik veri piyasanın beklediğinden 2 puan daha güçlüdür. Bu nedenle borsa olumlu tepki verebilir.

Şimdi tersini düşünelim. Beklenti 54, gerçekleşme 51 olsun. Faaliyet hâlâ genişlemektedir. Ancak piyasanın beklediğinden belirgin derecede daha zayıf sonuç gelmiştir. Bu durumda ekonomik seviye pozitif olmasına rağmen fiyat reaksiyonu negatif olabilir.

Dolayısıyla yatırımcı PMI ekranında en az üç rakamı ayırmalıdır:

  • Önceki
  • Beklenti
  • Gerçekleşme

Bu yazının odağı PMI'nın ekonomik anlamıdır. Gerçekleşen verinin konsensüsten ne kadar saptığının fiyatlara aktarımı ise ayrı bir piyasa sürprizi analizi gerektirir.

PMI Düşüşü Hangi Sektörler İçin Daha Önemli Olabilir?

Manufacturing PMI doğal olarak üretim döngüsüne daha yakın sektörler için daha doğrudan bilgi sağlar.

Otomotiv, beyaz eşya, çelik, makine, kimya, tekstil, sanayi holdingleri ve lojistik gibi alanlarda yeni sipariş, üretim ve ihracat göstergeleri şirket faaliyetleriyle daha güçlü ilişki kurabilir.

Örneğin yeni ihracat siparişleri birkaç ay boyunca geriliyorsa dış talebe duyarlı sanayi şirketlerinin kapasite kullanımını ve satış hacmini ayrıca incelemek gerekir. Bankalarda etki daha dolaylı olabilir.

İmalat faaliyetinin zayıflaması şirketlerin yatırım ve işletme sermayesi kredi talebini azaltabilir. Uzun süren daralma aynı zamanda kredi riskini yükseltebilir.

Telekom veya temel tüketim şirketlerinde ise Manufacturing PMI daha düşük ağırlıklı bir makro gösterge olabilir.

Bu nedenle “PMI düştü → bütün BIST olumsuz.” şeklindeki yorum şirketler arasındaki iş modeli farkını ortadan kaldırır.

PMI Yatırımcı Tarafından Nasıl Okunmalı? 7 Adımlık Sistem

PMI'yı sadece veri ekranındaki tek rakamdan çıkarıp gerçek analize dönüştürmek için yedi aşamalı bir sistem kullanılabilir.

1. Önce hangi PMI'a baktığınızı belirleyin.

Manufacturing, Services ve Composite PMI aynı şeyi ölçmez.

Örneğin imalat PMI 47 iken Composite PMI 52 olabilir. Bu durumda sanayi tarafı daralırken hizmetler ekonominin genel faaliyetini yukarı taşıyor olabilir.

BIST'teki bir bankayı analiz ederken Türkiye Manufacturing PMI'a verdiğiniz ağırlık ile otomotiv üreticisine verdiğiniz ağırlığın aynı olması beklenmemelidir.

2. PMI'nın 50'nin hangi tarafında olduğunu belirleyin.

Bu kontrol ekonomik rejimin ilk fotoğrafını verir. PMI 54 ise faaliyet iyileşmektedir. PMI 46 ise faaliyet koşullarında kötüleşme vardır. Ancak burada analizi durdurmayın. 50 yalnızca başlangıç noktasıdır.

3. Önceki aya göre yönünü kontrol edin.

PMI'nın 52 → 49 hareketi ile 45 → 49 hareketi aynı değildir. İkisinin son rakamı 49'dur.

  • Birincisinde genişlemeden daralmaya geçiş yaşanmıştır.
  • İkincisinde daralma sürmekle birlikte ekonomik momentum önemli ölçüde iyileşmektedir.

Bu nedenle yalnızca mevcut değeri görmek yön bilgisinin yarısını kaybetmektir.

4. En az birkaç aylık seriyi inceleyin.

Tek ayda PMI farklı nedenlerle oynayabilir. Daha anlamlı tablo 54 → 52 → 49 → 47 gibi birkaç aylık seriyle ortaya çıkar. Burada genişlemenin yavaşladığı, 50'nin altına geçildiği ve ardından daralmanın derinleştiği açık şekilde görülür.

Ters örnekte 41 → 43 → 46 → 49 serisi ekonomik seviyenin hâlâ zayıf olduğunu fakat momentumun düzenli biçimde düzeldiğini gösterir.

5. Yeni siparişleri headline PMI ile karşılaştırın.

Üretim bugünün fabrikasını, yeni siparişler ise yarının üretim programını etkiler. Headline PMI 51 iken yeni siparişler 45'e düşmüşse mevcut faaliyet görüntüsü gelecek aylardaki üretim açısından olduğundan güçlü olabilir. Yeni siparişler toparlanırken mevcut üretim hâlâ zayıfsa bunun tersi geçerli olabilir.

6. Fiyat alt endekslerini şirket marjlarıyla ilişkilendirin.

Girdi fiyatlarının hızla yükselmesi şirketin maliyet baskısıyla karşı karşıya olduğunu gösterebilir. Ancak çıktı fiyatları da aynı ölçüde yükseliyorsa şirket maliyeti müşteriye aktarıyor olabilir.

Girdi fiyatları yükselirken çıktı fiyatları geride kalıyorsa marj açısından daha zor bir ortam doğabilir. Dolayısıyla PMI'nın fiyat bölümü yalnızca enflasyon sinyali değil, şirketin fiyatlama gücünü değerlendirmek için de yardımcı veridir.

7. Son olarak, PMI'yı piyasa beklentisi ve değerlemeyle karşılaştırın.

PMI çok kötü olabilir fakat hisseler zaten %40 düşmüş, kâr tahminleri ciddi şekilde azaltılmış ve piyasa daha kötü ekonomik senaryoyu fiyatlamış olabilir. Tersine PMI hâlâ güçlü görünürken hisseler ekonomik iyimserliğin büyük bölümünü fiyatlamış olabilir.

Bu nedenle PMI bir yatırım kararının son cümlesi değil, şirket analizi içine giren makro veri katmanlarından biridir.

PMI Yorumlanırken Yapılan En Büyük Hatalar

PMI oldukça sade görünen bir gösterge olduğu için yanlış yorumlamak da kolaydır. En yaygın hataların çoğu endekse ölçmediği şeyleri söyletmeye çalışmaktan kaynaklanır.

  • PMI 55 ise ekonominin %55 büyüdüğünü düşünmek: PMI büyüme yüzdesi değildir. Diffusion index'tir ve anketteki değişimin yönü ile yayılımını ölçer.
  • PMI 50'nin altına indiğinde resesyon ilan etmek: Manufacturing PMI yalnızca imalat faaliyetindeki aylık değişimi gösterir. Hizmetler büyüyebilir, toplam ekonomi pozitif reel büyüme gösterebilir. Resesyon çok daha geniş bir ekonomik kavramdır.
  • 55'ten 52'ye düşüşü ekonomik daralma sanmak: 52 hâlâ iyileşme bölgesidir. Doğru ifade genişlemenin devam ettiği fakat hızının azaldığıdır.
  • 45'ten 48'e yükselişi önemsiz görmek: Ekonomik faaliyet hâlâ zayıflıyordur fakat daralmanın şiddeti azalıyor olabilir. Dönüş noktalarında bu değişim borsa açısından oldukça önemli hale gelebilir.
  • Tek aylık veriden kalıcı trend çıkarmak: Bir aylık yükseliş veya düşüş trendi kanıtlamaz. Birkaç aylık yön ve alt endekslerin davranışı birlikte değerlendirilmelidir.
  • Headline PMI'a bakıp yeni siparişleri atlamak: Manşet mevcut faaliyet görünümünü özetlerken yeni siparişler gelecekteki üretimin yönü hakkında daha erken bilgi sağlayabilir.
  • Manufacturing PMI'ı bütün ekonomi sanmak: Hizmetlerin önemli ekonomik ağırlığı bulunan ülkelerde imalat sektörü zayıfken toplam özel sektör faaliyeti büyüyebilir.
  • PMI ile GSYH'yi aynı veri gibi yorumlamak: Biri aylık anket diffusion endeksi, diğeri ekonominin toplam üretimini ölçen kapsamlı resmî istatistiktir.
  • Piyasa beklentisini görmezden gelmek: PMI 48 ile daralma gösterebilir fakat piyasa 44 bekliyorsa veri fiyatlama açısından olumlu sürpriz olabilir.
  • PMI ve borsanın eş zamanlı hareket etmesini beklemek: Borsa şirketlerin gelecekteki kârlarını fiyatlamaya çalışırken PMI mevcut veya çok yakın geçmişteki faaliyet değişimini ölçer.
  • Endeksin kapsadığı sektörleri unutmamak: İmalat PMI zayıfken banka, enerji veya hizmet şirketlerinin başka dinamiklerle yükselmesi mümkündür.
  • PMI'yı tek başına alım veya satım göstergesine dönüştürmek: PMI; kâr tahmini, bilanço, faiz, değerleme ve şirket özelindeki gelişmelerin yerini tutmaz.

Bu hataların ortak noktası bir ekonomik göstergeyi analiz aracından çıkarıp otomatik piyasa sinyaline dönüştürmektir.

PMI Düşüşü Borsa İçin Ne Zaman Gerçekten Daha Riskli Olabilir?

PMI düşüşü başka göstergeler tarafından doğrulandığında şirket kârları açısından daha güçlü bir uyarıya dönüşebilir.

Örneğin PMI birkaç aydır düşüyor, yeni siparişler headline endeksten daha hızlı geriliyor, yeni ihracat siparişleri zayıflıyor, şirketler istihdam azaltmaya başlıyor, girdi maliyetleri yüksek kalıyor, şirket EPS tahminleri aşağı revize ediliyor ve kredi koşulları sıkılaşıyorsa ekonomik hikâye yalnızca anket zayıflığından ibaret değildir.

Özellikle şu üçlü önemlidir:

  • Düşen talep
  • Daralan şirket marjı
  • Yükselen finansman maliyeti

Talep zayıfladığı için şirket daha az ürün satarken maliyetlerini aynı hızda düşüremiyor ve borçlanması daha pahalı hale geliyorsa kâr tahmini üzerinde birden fazla baskı oluşur.

Bu nedenle PMI düşüşünün gücü, başka ekonomik ve finansal verilerle ne kadar doğrulandığına bağlıdır.

PMI Düşerken Borsa Yükseliyorsa Yatırımcı Neye Bakmalı?

PMI ile borsa farklı yönlere gittiğinde bu ayrışmayı doğrudan “piyasa yanlış fiyatlıyor” şeklinde yorumlamak yerine beş kontrol yapılabilir.

1. PMI'nın düşüş hızı azalıyor mu? PMI hâlâ zayıf olabilir fakat ekonomik momentum dipten dönüyor olabilir.

2. Yeni siparişlerde dönüş var mı? Yeni siparişler headline endeksten önce toparlanıyorsa piyasa birkaç ay sonraki üretim artışını fiyatlıyor olabilir.

3. Faiz beklentileri değişiyor mu? Zayıflayan ekonomik veri merkez bankasının daha gevşek politika uygulayacağı beklentisini yaratmış olabilir.

4. Şirketlerin gerçek kâr tahminleri bozuluyor mu? PMI düşükken analist EPS tahminleri stabil kalıyor veya belirli sektörlerde yükseliyorsa endeks seviyesinde ayrışma anlaşılabilir hale gelir.

5. Hisse değerlemeleri hangi ekonomik senaryoyu zaten fiyatlıyor? Piyasa çok önceden sert düşmüşse düşük PMI yeni bilgi olmayabilir. Tersine ekonomik toparlanma beklentisiyle değerlemeler aşırı yükselmişse borsa ekonomik gerçekliğin önüne fazla geçmiş olabilir.

Bu nedenle PMI-borsa ayrışması tek başına yanlış fiyatlama kanıtı değildir. Bazen borsa PMI'dan önce dönmektedir. Bazen PMI borsanın zaten fiyatladığı ekonomik hikâyeyi sonradan teyit etmektedir. Bazen de piyasanın iyimserliği gerçekten fazla olabilir.

Hangisinin geçerli olduğunu şirket kârları, faizler, siparişler ve değerleme birlikte gösterir.

Sonuç

PMI ekonomik aktivitenin yönünü hızlı biçimde göstermesi nedeniyle yatırımcı açısından değerli bir öncü göstergedir. Ancak 50'nin altındaki her PMI verisi borsanın düşeceği, düşen her PMI ise ekonominin resesyona girdiği anlamına gelmez.

PMI'nın seviyesi kadar yönü, değişim hızı ve yeni siparişler gibi alt göstergeleri önemlidir. Borsa ise bunların yanında gelecekteki şirket kârlarını, faizleri, değerlemeyi ve finansal koşulları fiyatlar.

Bu nedenle yatırımcı için doğru soru yalnızca “PMI düştü mü?” değil, “PMI'nın gösterdiği ekonomik bozulma fiyatlara zaten girdi mi ve bundan sonraki değişimin yönü ne?” olmalıdır.

SSS

PMI nedir?

PMI, Satın Alma Yöneticileri Endeksi'nin İngilizce kısaltmasıdır. Şirketlerde üretim, yeni siparişler, istihdam, stok ve tedarik koşullarının önceki aya göre nasıl değiştiğini anket yöntemiyle ölçer. 50 üzerindeki değerler genel iyileşmeye, 50 altı ise kötüleşmeye işaret eder.

PMI 50'nin altında ne demek?

PMI'nın 50'nin altında olması, ankete konu faaliyet koşullarının önceki aya göre genel olarak kötüleştiğini gösterir. Ancak 45'ten 48'e yükselen PMI hâlâ daralma bölgesinde olsa da kötüleşmenin şiddetinin azaldığına işaret edebilir.

PMI düşerse ne olur?

PMI düşüşü ekonomik faaliyet momentumunun zayıfladığına işaret edebilir. Ancak yorum önceki seviyeye bağlıdır. 58'den 54'e düşüş hâlâ genişleme anlamına gelirken 48'den 44'e düşüş daralmanın derinleştiğini gösterir.

PMI düşerken borsa neden yükselir?

Borsa gelecekteki kâr ve ekonomik koşulları fiyatladığı için kötü PMI önceden fiyatlanmış olabilir. Ayrıca daralmanın hız kesmesi veya zayıf ekonominin faiz indirimi beklentisini artırması hisseleri destekleyebilir. Endeksin sektör yapısı da PMI kapsamından farklı olabilir.

PMI öncü gösterge midir?

PMI ekonomik faaliyet açısından öncü göstergelerden biri olarak kullanılabilir çünkü aylık ve hızlı yayımlanır, ayrıca yeni siparişler gibi ileriye dönük bilgiler içerir. Ancak PMI'nın öncü olması borsadan daha erken hareket edeceği anlamına gelmez.

PMI ile GSYH aynı şey midir?

Hayır. PMI aylık, anket bazlı bir diffusion index'tir. GSYH ise ekonomide üretilen nihai mal ve hizmetlerin toplam değerini ölçen daha kapsamlı resmî istatistiktir. PMI ekonomik büyümenin yönüne erken sinyal verebilir fakat doğrudan GSYH büyüme oranı değildir.

Kullanılan Kaynaklar

S&P Global PMI Methodology ve PMI FAQ: PMI tanımı, anket yapısı, diffusion index formülü, 50 eşiği, Manufacturing PMI ağırlıkları, Services ve Composite PMI ayrımı ve flash PMI metodolojisi için kullanıldı. 
S&P Global Manufacturing PMI metodoloji çalışmaları: Yeni siparişlerin %30, üretimin %25, istihdamın %20, ters çevrilmiş tedarik sürelerinin %15 ve satın alınan girdi stoklarının %10 ağırlığına sahip olduğunun kontrolünde kullanıldı. 
S&P Global PMI alt endeks açıklamaları: Yeni sipariş, ihracat siparişleri, stoklar, girdi fiyatları ve tedarik sürelerinin ne ölçtüğünün doğrulanmasında kullanıldı.
IHS Markit / S&P Global 2020 ABD PMI verileri: Nisan 2020 Manufacturing PMI'ın 36,1'e düşmesi ve Mayıs göstergesinin 39,8'e toparlanması için kullanıldı. 
FRED, S&P 500: 23 Mart 2020'deki 2.237,40 ve 29 Mayıs 2020'deki 3.044,31 kapanışlarının doğrulanması ve yaklaşık %36'lık piyasa yükselişinin hesaplanması için kullanıldı.
İstanbul Sanayi Odası, Türkiye İmalat PMI Mayıs ve Haziran 2022: Mayıs 2022'de 49,2, Haziran'da 48,1 değerleri ve imalat sektöründeki talep/yeni sipariş eğilimi için kullanıldı. 
İstanbul Sanayi Odası, Türkiye İmalat PMI Aralık 2022: Kasım'daki 45,7 seviyesinden Aralık'ta 48,1'e yükseliş ve yeni siparişlerdeki daralmanın hafiflemesi için kullanıldı.
TOBB 2022 Ekonomik Raporu: BIST 100'ün 2021 sonundaki yaklaşık 1.857,7 seviyesinden 2022 sonunda 5.509,2'ye yükselmesi, yıllık nominal artışın %196,6 olması ve yüksek enflasyon/düşük faiz ortamında yerli yatırımcı ilgisinin artması için kullanıldı. 
SPK 2022 Faaliyet Raporu: BIST 100'ün 2022 sonundaki 5.509,16 seviyesinin kurumsal ikinci kaynak üzerinden kontrolünde kullanıldı.


Yorum Gönder

0 Yorumlar